1969’da Adana’da doğdu. "Mandolinli Kız" başlıklı ilk şiiri 1985’te Milliyet Sanat Dergisi’nde, ardından da Milliyet Sanat Genç Şairler Antolojisi’nde yayımlandı. Aynı yıl İstanbul’a gelerek Marmara Üniversitesi’nde Türk Dili ve Edebiyatı okudu, master ve doktora yaptı. Şu an, Marmara Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde öğretim üyesi, “Cumhuriyet Dönemi Türk Şiiri” ve “Şiir İnceleme Yöntemleri” dersleri veriyor.
1997-2004 yılları arasında şiir ağırlıklı edebiyat dergisi Budala’yı (27 sayı) çıkardı. Bu dergide 2003 yılı sonlarında “Soylu Yenilikçi Şiir” başlıklı manifestosunu yayımladı.
Şiirlerini ve/veya şiir üzerine yazılarını çeşitli dergilerde yayımlıyor. Son yıllarda sürekli yazdığı dergiler arasında Hürriyet Gösteri, Milliyet Sanat, Kitap-lık, Özgür Edebiyat ve Mühür var. 2006’dan bu yana YKY Şiir Yıllığı’nı hazırlıyor. Düzyazılarında Bâki Asiltürk imzasını da kullanıyor.
Şiir kitapları
Hileli Anılar Terazisi, Can Yay., İstanbul 2001
Uzak Zamana Övgü, Can Yay., İstanbul 2003
Fırtınaya Hazırlık, YKY, İstanbul 2006
Düzyazı kitapları
Osmanlı Seyyahlarının Gözüyle Avrupa (araştırma), Kaknüs Yay, İstanbul 2000
Hilesiz Terazi (şiir yazıları), YKY, İstanbul 2006
1980 Kuşağı Türk Şiirinin Poetikası (araştırma), Toroslu Kitaplığı, İstanbul 2006
Reşat Nuri Güntekin’in Romanlarında Hastalık (araştırma), İkaros Yayınları, İstanbul 2009
FANİ OLMAYAN BAKİ
biri bir şey söylemiş on dokuzuncu yüzyılda
ben demiş, ben değilim
başkasıyım filan demiş dudaklarını büzerek
sonra bir gemiye binip
tüfeklerle afrika’ya ilerlemiş
öteki bakıp durmuş onun ardından
öpecek bir adam yerleştirmiş penceresine
yıldızlardan dökülen kadınlar sevmiş
eski günlerden konuşmuş kargalarla
kış habercisiyim diyen
uzuuuuuun uluyuşlarla
başkası durup uzaktan
gelen karışık sesleri dinlemiş
ıssız bir odada yaşar gibi yaparak
mordan şişelere doldurup şeyleri
umutsuzmuş, hastaymış, boşlukla konuşurmuş
beni göremeyince kapı eşiklerinde
geçer dermiş soğuk rüzgâra bakıp
ben durulup dinlenmeden
eski madenler aramışım ötede beride
dinlememişim yırtık harita öğütlerini
siz böyle söylüyorsunuz ama
siz böyle sahte çıplanarak
uzaklık diyorsunuz
bir gün her şey
demek ister gibi susuyorsunuz
birbirinizin değirmenine su
komşularınıza böcek taşıyorsunuz
bildiğimi fazla belli etmişim
bir duvarın üstünden belki gökyüzünden
her şey geçici değildir sesimi yükselterek
ben fani değil bakiyim